Manşet

YDG 2. Günün İlk Oturumu Sonlandı

YDG 7. Konferansında; İkinci gün’ün ilk oturumu sonuçlandı. İlk oturum, birinci günden daha yoğun tartışmalara sahne olurken; Yemek arasında da; YDG’liler şarkı- türkü ve devrimci marşlar söylediler.

İlk oturum, Divan’dan yapılan Genel Geçmiş Süreç değerlendirmesi ile başlamış oldu. Yoğun tartışmalara sahne olan geçmiş süreç değerlendirmesinde, YDG’nin bir yıllık örgütsel pratiği ve konferansa kadarki bir yıllık politik sürece dair YDG’nin konumlanışı tartışıldı.

Divan adına yapılan sunumda; genel örgütsel sürece değinilerek; açlık grevleri, tutsak öğrenciler kampanyası, HDK gençlik çalışmaları, yaz çalışmaları ve TKM şöleni çerçevesinde bir değerlendirme sunuldu.

Yapılan tartışmalarda; HDK ve şölen çalışmaları çerçevesinde alanların yaptığı deneyim aktarımları, yine kampanya çerçevesinde yapılan anlatımlar alan deneyimlerinin merkezileşmesi anlamında anlamlıydı.

Tartışmalarda; tutsak öğrenciler kampanyası üzerine çeşitli eleştiri ve tartışmalar, yine 6 Kasım sürecine dair aktarımlar yapıldı. Geçmiş süreç değerlendirmesinin;  bir diğer vurgusu da yaz çalışmalarına dair yapıldı.

Öğrenci gençliğin küçük-burjuva yönleriyle hesaplaşmak ve örgütlü bünyeyi üretime sokmak amacıyla yapılan Köy çalışmaları ve yine yaz sürecinde yapılan Munzur Festivali çalışmaları yaz süreci faaliyetine dair altı çizilen noktalardı.

İlk oturumun son sunumu da; YÖK Yasa Tasarısı ve görevlerimiz başlıklı sunum oldu. Henüz hazırlık döneminde olan YÖK Yasa Tasarısının Bologna sürecinin bir parçası olarak bugün karşımıza çıktığı ve sistem tarafından dillendirilen daha demokratik, özerk, denetlenebilir üniversiteler yaratmak için değil var olan yasanın neo- liberal politikaların gerekliliklerinin yerine getiremediği için ve sermaye ile üniversitelerin işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla böyle bir güncellemeye gidildiği vurgulandı.

Yine YÖK’ün ve üniversitelerin özerkliği meselesinin YÖK’ün en üst düzey yönetimini oluşturan Genel Kurul’un toplam 21 üyesinin 5’inin Cumhurbaşkanı, 5’inin Bakanlar Kurulu, 5’inin TBMM tarafından ve geri kalan 6 kişinin de Rektörler Kurulu tarafından seçilmesiyle çeliştiği öne çıkarıldı.

Yeni yasayla birlikte yeni üniversite yönetiminde oluşacak olan değişikliklere ve bu değişikliklerle neler amaçlandığının teşhirinin yapıldığı sunumda artık sermayenin direkt olarak üniversite yönetiminden, üniversitedeki öğretim görevlilerinin yapacağı araştırmalara kadar her şeye müdahil olmasının önünün açıldığı söylendi.

Sunum ardından yapılan tartışmalarda sistemin bu saldırına karşı nasıl bir karşı koyuş örgütlenmesi gerektiği ve kitle inisiyatifinin açığa çıkartmanın esas alınması gerektiği konuşuldu.

Konferans arasında YDG’Liler coşkulu türkü ve marşlar eşliğinde halaylar çekti. İkinci günün son oturumu ise öğle arasından sonra devam edecek

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu