Makaleler

G8 Zirvesi: Tehdit ve rüşvet

Emperyalizmin her defasında çokça övündüğü meşruiyet olgusunu bariz bir şekilde rafa kaldıran G8 (Group of Eight-Sekizler Grubu) zirvesi bu yıl, dönem başkanlığını da yürüten Fransa’da gerçekleştirildi. Küresel hiçbir meşruiyeti olmayan, dünya halklarını sömürmenin yeni tezgâhlarının planlandığı zirvenin gündem maddelerinin en başında doğal olarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu saran isyan dalgası geldi.

Hâlihazırda, küresel gayri safi hâsıla ve dünya ihracat hacminin yaklaşık üçte ikisinin sahıbı olan bu çetenin sabıkalı üyeleri ortak kararla Tunus ve Mısır’a 20 milyar dolarlık bir yardım vaadinde bulundu. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen zirvede de Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yardım sözü verilmişti. Malum isyan dalgasından sonra ise, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası da başka bir yardım programını gündemine aldığını duyurmuştu.

Ne var ki, Obama’nın Ladin’in katli üzerinden şişirilen konuşması, kendilerine muazzam kâr olarak dönen/dönecek olan yardım miktarlarında dahi asgari bir ölçek gözettiğini ortaya koymuştu. Zira şişirilen balon, Obama’nın patlaması hayli zamandır vuku bulmuş vaka-i adiyedendir. Hatta ABD’nin Mısır’a yapacağı yardım, sadece mevcut borçlarından sembolik miktarın silinmesi olmuştur.

Küresel tefeci haydutların, ne menem bir yardımdan bahsettikleri tam da emperyalizmin özüne uygun şekillenmiştir. Bunun için akıl hocaları, Tunus örneğinden yola çıkarak, fırsatın kaçırılmaması gerektiğini, yapılan yardımdan çok daha fazla ihya olunacağına işaret etmektedir (J. Stiglitz, Financial Times, 27.05)

Söz konusu yardımların geri dönüşü muhteşemdir. Emperyalizm, bedava günahını bile vermeyeceğine göre uygulanacak yaptırımların haddi hesabı olmayacaktır. Ancak yardım mevzu, meselenin sadece bir hususudur. Bu hususun ekonomik boyutu olmakla birlikte siyasal boyutu da vardır. Görünen odur ki, bölgede kurulacak yeni hükümetlerin bağımlılık düzeyini muhafaza edip geliştirmektir. Müslüman Kardeşler’in bu rüşvet vesilesiyle yoldan çıkma olasılığını en asgari düzeye indirme gayreti de olasıdır.

G8, bir yardım kuruluşu değildir. Dünya denilen mıntıkayı haraca bağlayan eli kanlı bir çetenin (Gangsterler 8) yuvarlak masa toplantısıdır. O halde, zirveye rengini verecek olan, haliyle “daha güzel bir dünya” temennisi olmayacaktır. Ki, Sekiz gangster de öyle yapmamıştır.

Yemen’de insanların katli pahasına Salih’in gücü ölçülmüştür önce. Şimdi saldırı tehdidi vardır. Diğer baş belaları Libya ve Kaddafi’ye de bir kez daha açıktan meydan okunmuştur. Libya’da zaten saldırı mevcut olduğundan durum daha vahimdir. Sarkozy, ne kadar çabuk teslim olursa, Kaddafi’nin o kadar çok seçenek sahibi olacağını belirterek ondan geriye doğru saymaya başladıklarını söylemiştir. Esad ise tehditlerin en sertinden payını almıştır. Sadık uşak Türkiye aracılığıyla Suriye muhalefetine yön verme çabaları uygulamaya konulmuştur bile.

G8 zirvesi, bir pervasızlık nümayişidir. Kendi hukukları bağlamında dahi konulacak bir yere sahip değildir. G8 zirvesi bitti. Emperyalist saldırı devam ediyor, anti-emperyalist direniş… Mutlaka…

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu