Gençlik

Devrimcileşmede eşsiz bir okul pratiği: KÖY ÇALIŞMALARI

Bir yaz dönemine daha girdik. Okulların tatil olduğu bu dönemler kitle çalışmasının da “dara” düştüğü dönemler gibi algılanıyor. Faaliyetinin büyük bir kısmını öğrenci gençliğe dayandıran YDG açısından yaz dönemi biraz daha “içe dönük”, daha özgün çalışmaların olduğu bir süreç oluyor.

Birçok gençlik örgütü bu süreci kamplar, eğitim çalışmaları vb. çalışmalarla geçirirken YDG’de yaz aylarında olanakları ve ihtiyaçları doğrultusunda; köy çalışmaları, festival çalışması, işçi çalışmaları, eğitim çalışmaları vb. örgütlemektedir. Bunların içinde en öne çıkan ve gelenekselleşmiş bir biçim alan köy çalışmaları, ilk defa 2000’li yılların başında örgütlenmişti. Sürekliliği sağlanamayan ve kesintiye uğrayan bu çalışma 2005 yılından itibaren belirli bir periyod kazanmış, birikim ve nitelik bakımından istikrarlı hale getirilebilmiştir.

2005 yılından bu yana YDG tarafından merkezi bir çalışma olarak ele alınan köy çalışmalarının, tüm bu birikim ve tecrübeye dayanarak oldukça önemli olduğu açığa çıkmıştır. Ayrıca Denizler, Mahirler ve İbrahimler, yani devrimciler ezilen milyonlarla bütünleşme gayesiyle tarlalara, fabrikalara yönelerek halkla kopmaz bağlar kurmuşlardı. Tarlalara gitme, buralarda üretime katılma gibi çalışmalar bu dönemlerde yaygınlaşmış ve önemli kazanımlar ortaya koymuştur.

Bu tip çalışmalar, özellikle ’70’li ve ’80’li yıllarda ülkemiz genç devrimcileri tarafından sıklıkla gerçekleştirilen çalışmalar olmakla birlikte devrimci bir geleneği ifade ediyordu ve özellikle üniversite gençliği, kampüs duvarlarını aşarak fabrikalarda ve tarlalarda emekçi halk kitleleriyle buluşarak üretim süreçlerinin bir parçası oluyordu. Ülkemizde hâkim sınıflar, devrimcilerin kitlelerle olan bu güçlü bağını kopartmak istemektedir. Bu şekilde bizi halka, halk gençliğine yabancılaştırmaya çalışmaktadırlar.

Özellikle ideolojik olarak gerçekleştirilen tasfiye saldırılarıyla bu devrimci pratik kırılmak istenmekte, emeğe yabancı, üniversite yıllarından ibaret bir devrimcilik algısının yaratılması hedeflenmektedir. Bu “devrimcilik” kent merkezlerine, üniversite duvarlarına sıkıştırılarak, halktan uzaklaştırılarak kendi gerçeğine yabancılaşan bir imaj edinmiştir.

Gençler Köy Çalışmalarına…

Köy çalışmaları; faaliyetini öğrenci gençliğe dayandıran gençlik örgütümüz açısından emeği ve sömürüyü tanımak, bu anlamda emeğe yabancı, düzensiz bir yaşam biçimine sahip gençler açısından emekçilerle beraber çalışmak oldukça öğreticidir. Sınıfsal özellikleri bakımından küçük burjuva karaktere sahip olan öğrenci gençlik, emek sömürüsünü teorik düzeyden somut pratiğe dökmekte zorlanmaktadır.

Diğer yandan bu disiplinli emek süreci ve yaşamla beraber, köy çalışması boyunca alınan eğitim çalışmaları sayesinde bizler, devrimciliğimizin odak noktası olan emek sürecinde kendimizi, zaaflarımızı daha henüz farkına varmadığımız çelişkilerimizi daha iyi görebilmekteyiz. Bu sorunlu noktaları kolektif bir yaşam içinde yoldaşlarımızla beraber görebilmemiz, çözebilmemiz daha mümkün olmaktadır.

Özellikle görev paylaşımının dikkatli yapıldığı çalışmamız boyunca eksik ve zayıf olduğumuz yönlerimize yöneldiğimiz çalışmamızda; yatış-kalkış saatinin belli olması, yoğun ve tempolu bir günün ardından yapılan yoğun eğitim çalışmalarıyla beraber disiplinli bir yaşam bu hesaplaşmayı da disiplinli hale sokmakta oldukça faydalı olmaktadır.

Tüm bu saydığımız nedenler ışığında sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki hemen her sene örgütlemeye çalıştığımız ve bu yaz da yenisini gerçekleştireceğimiz köy çalışmamız sayesinde hem devrimcileşmeye bir adım daha yaklaşıyor hem de önümüzdeki faaliyet dönemini daha hazır karşılıyoruz.

Burjuva-feodal gericiliğin halk gençliğine dayattığı bireyciliği ve bencilliği, kolektif üretim ve paylaşımla yenmek; disiplinsizliği ve sorumsuzluğu, emekçilerle ve  alınterimizle sonlandırabilmek; zaaflarımızı ve emeğe yabancılığımızı aşmaya bir adım daha yaklaşabilmek için köy çalışmalarına katılıyoruz.

(Bir YDG’li)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu