GüncelManşet

Almanya’da 40. yıl coşkusu!

Almanya: Partimizin kuruluşunun 40. yılında Ocak 2012’den 19 Mayıs 2012’ye kadar süren kampanyamızın final gecesinde yüzlerce partizan, yüzlerce kadın, yüzlerce erkek, yüzlerce genç, tam üç bin beş yüz yürek proletarya partisinin kuruluşunun 40. yılında Almanya’nın Ludwishafen şehrinde buluştu

24 Nisan 1972 tarihinde komünist önder İbrahim Kaypakkaya tarafından kurulanpartimizin 40. yılı Avrupa’da yapılan bir dizi etkinlikle kutlandı. Ocak 2012 tarihinden başlayıp, 19 Mayıs 2012 tarihine kadar süren bir dizi etkinliklerle kampanyamız başarılı bir şekilde hedefine ulaşmıştır.  Kampanya boyunca çıkartılan materyallerin kitlelerin bilincinde bir yer edindiği bu süreçte, kitlelerin kampanyaya katılması ve kabullenmesiyle, kampanyamız coşkulu ve militan bir tarzda yürütüldü.  ‘’24 Nisan 1972’den 2012’ye partimiz TKP/ML’nin 40. Kuruluş yılı kutlu olsun’’ şiarıyla başlatılan kampanyada binlerce bildiri, afiş, el ilanı ve broşür basılıp kitlelere ulaştırılması kampanyamızın zenginliğiydi.

Partimizin kuruluşunun 40. Yılında çıkartılan broşürde şunların altı çizildi “Partimiz,  24 Nisan 1972 yılında kurulduğunda Türkiye devrimi açısından büyük bir çığır açtı. Mustafa Suphi TKP’sinin bir devamcısı olarak kurulan partimiz TKP/ML, ülkemizin 50 yıllık pasifist ve revizyonist geleneğini yıkarak, evrensel ve bilimsel teori olan MLM’yi kendisine rehber alarak önemli sonuçlara vardı. Kaypakkaya yoldaşın partimizin teorik görüşlerini oluşturmadaki payı tartışmazsızdır. Onun görüşleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Türkiye’nin sosyo- ekonomik yapısı ve bunun sonucu olarak, Türkiye’de sınıfların tahlili, devrimin ilk aşaması, devrimin yolu, birleşik cephe, ulusal sorun, Kemalizm tahlili günümüz politik tartışmalarına yön veren değerlendirmeler olarak önemini korumaktadır’’ Ve şu çağrıda bulunuldu:“Partimizin 40. kuruluş yılını yeni bir atılıma çevirelim. Kitlelere partimizi anlatalım. Komünist partisinin sınıf mücadelesindeki yerini kitlelere taşıyalım. Partimizin 40. kuruluş yılı vesilesiyle düzenlediğimiz etkinliklere tüm gücümüzle katılalım” Bu çağrıya parti tabanımız ve kitleler, kampanya boyunca sesiz kalmadılar. Tüm etkinliklerimize ve toplantılarımıza destek veren kitleler, bir kez daha partilerini sahiplendiler.

Partimizin kuruluşunun 40. yılı etkinlikleri Ocak 2012 tarihinde parti ve devrim şehitlerini anma haftasıyla başladı. Viyana, Paris, Zürih ve İnsburg alanlarında anma geceleri yapılmış, diğer alanlar; Duısburg, Berlin, Hamburg, Hannover, Frankfurt, Ulm, Hollanda, Stuttgart ve Londra ise anma toplantıları yapılarak iki bin’in üzerinde kitleye ulaşılmıştır. Anma toplantılarımızda gerçekleştiren panellerde ise Türkiye Devrimin Yolu tartışıldı.

Partimizin kuruluşunun 40. yılında 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü kampanyamızın bir parçası olarak ele almış ve kutlamıştır. 8 Mart kutlamaları İnnsburg, Ulm, İsviçre, Duisburg, Manheim, Viyana, Paris, şehirlerinde, kutlamalar geceler ve toplantılar şeklinde gerçekleştirilmiştir. 8 Mart vesilesiyle kamuoyuna “24 Nisan 1972’den 2012’ye Partimiz TKP/ML’nin 40. Kuruluş Yılında Devrim Ateşini Körükleyen Her Anlamlı Güne, Şan Olsun 8 Mart’abaşlığıyla Türkçe ve almanca 6 bin bildiri dağıtılarak 8 Mart’ın tarihsel anlamı partimizin kuruluşunun 40. Yılıyla birleştirilmiştir. 8 Mart toplantılarında Kadının Devrimdeki Rolü adlıyla bir panel gerçekleştirilmiştir.

Kampanyamızın kararları içinde uluslar arası bir konferansın yapılması önemli yer tutmaktadır. Aylar öncesinden kardeş, dost parti ve örgütlere gönderilen bir mektupla çağrısı yapılan konferansın gündemi şöyle belirlenmişti:

1-40. kuruluş yılında TKP/ML’nin Türkiye devrimindeki yeri

2-21. Yüzyılda uluslararası komünist hareketin sorunları ve görevlerimiz

3-Kıta ve bölgelerde devrimci durum

4-Büyük proleter kültür devriminin 45. Yılının deklere edilmesi.

Birçok kardeş ve dost gücün olumlu cevap verdiği davetle şekillenen konferansımızın gündemine ilişkin yoğun bir hazırlık dönemine girişildi. 6-7 Nisan 2012 tarihinde yapılan konferansımız büyük bir enternasyonal ruhla gerçekleştirildi. Konferansımıza Avusturya Maoist komünist Partisini İnşa örgütü,  MLPD,  Marksist-Leninist Maoist Araştırma Grubu ABD, Siyasi Tutsakların Özgürlük Komitesi Hindistan, HKP(M), Hindistan Demokratik Cephe Hindistan, Hakların Hakkını Destekleme Komitesi Brezilya, Gençlik Sınıf Cephesi Meksika, Endonezya Komünist Birliği, Yunanistan Komünist Partisi Marksist-Leninist, Kızıl Yol Marksist-Leninist Grup İran ve MKP katıldı. Partimizin bundan önce gerçekleştirdiği ve15 yıllık ardan sonra partimizin kuruluşunun 40. Yılı vesilesiyle bir kez daha bir araya gelen kardeş, dost örgüt ve partilerin büyük bir enternasyonal ruhla katıldıkları bu konferanstan olumlu duygularla ayrılmaları konferansımızın en büyük kazanımı olmuştur.

Kampanyamızın en önemli politik faaliyetlerinden biri de Nisan 2012 tarihinde Avrupa’nın Köln, Frankfurt, Stuttgart, Hamburg, Viyana, Bazel, Londra, Paris ve Arnehim şehirlerinde gerçekleştirdiğimiz ortak paneller oldu. MKP ile ortak olarak düzenlediğimiz panellere TİKB, MLKP ve Londra’dan yurtsever güçler katıldı. Güncel politik gelişmeler ve görevlerimiz adıyla gerçekleşen bu paneller dizisinde; cumhuriyetten günümüze devletin niteliği, Kemalizm, ulusal sorun ve eylem birlikleri konularında tartışmalar yürütüldü.

Partimizin kuruluşunun 40. Yılında katıldığımız 1 Mayıs kutlamalarında “24 Nisan 1972’den 2012’ye Partimiz TKP/Ml’nin 40. Kuruluş Yılı Kutlu Olsun” pankartının yanı sıra, üzerinde çeşitli dillerde “Yaşasın proletarya enternasyonalizmi’’ yazan pankartlar açılmıştır. Ayrıca çeşitli dillerde 24 Nisan 1972’den 2012’ye Partimiz TKP/ML’nin 40. Kuruluş Yılında Devrim Ateşini Körükleyen Her Anlamlı Güne, Yaşasın 1 Mayıs başlığıyla binlerce bildiri dağıtıldı.

Partimizin kuruluşunun 40. yılı 19 Mayıs 2012 tarihinde Almanya’nın Ludwigshafen şehrinde yapılan kutlama gecesiyle doruğa ulaştı. Gecemiz parti kurucumuz Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın işkencede katledilişinin 39. yılıyla birleştirilerek yapılması ayrı bir öneme sahiptir. Binlerce afiş ve el ilanın basılıp Avrupa’nın onlarca şehrinde faaliyet yürüten parti taraftarına ulaşmasının ardından başlayan gece etkinliğimiz, kitlelerle yüz yüze buluşmanın en çok gerçekleştirildiği faaliyetimizin başında geldi.

8 Mart kutlamalarının son bulduğu faaliyetimizin hemen ardından başlayan 19 Mayıs gece faaliyetimize, yüzlerce parti taraftarımız bizzat katılarak kapmayanın bir parçası oldular.  Anma ve kutlama gecemiz, onlarca şehit yoldaşımızın pankartlarının salona asılmasıyla başladı. Gece salonun sahnesine asılan Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung pankartlarının yanına asılan İbrahim Kaypakkaya, Süleyman Cihan, Kazım Çelik ve Mehmet Demirdağ yoldaşın dev posterleri gece salonuna ayrı bir hava kattı. Avrupa’nın en ücra köşesinden gecemize katılmak için yola çıkan otobüsler ve onlarca arabanın salon yerine ulaşıp, kitlelerin gece salonuna girdiklerinde karşılaştıkları 400’ze yakın şehit yoldaşın aslı olduğu panoyu görmeleriyle başlayan hüzün ve heyecan gece boyunca sürdü. Panoyu tek tek gözden geçiren insanlar; kardeşi, eşi, çocuğu ve yakını olan şehit yoldaşlarımızın fotoğraflarına rastladıklarında döktükleri göz yaşları hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Gece salonumuzu dolduran 3500 kişinin heyecanla beklediği an gelmiş ve gecemiz saat 16.30 da kitleyi selamlamayla başladı. Selamlamada:  “Bugün partimiz TKP/ML’nin 40. yılını kutlamak, Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın işkencede katledilişinin 39. Yılında onu anmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Bu anlamlı gecede bizleri yalnız bırakmayan siz emekçilere, yoldaşlarımıza, dost örgüt ve parti temsilcilerine, en içten devrimci duygularımızla merhaba diyor, hepiniz kutlama ve anma gecemize hoş geldiniz.

Kardeşler

Mustafa Suphi ve 14 yoldaşının Kemalistlerce katledilmesinin üzerinden tam 51 yıl geçtikten sonra, sınıf mücadelesinin tarih sahnesine çıkardığı Komünist önder İbrahim Kaypakkaya tarafından 24 Nisan 1972 yılında kurulan partimiz TKP/ML 40 yaşında.

24 Nisan 1972, Türkiye sınıf mücadelesi tarihinde bir kilometre taşıdır.Bu tarih, devrimimizin amaç ve fikrine gerçek bir yanıttır. Bu tarih, legalitenin yerine illegalitenin, barışçıl-parlementerist mücadelenin yerine, ihtilalcı devrimciliğin, Kemalizm şakşakçılığı yerine ondan köklü kopuşun, Kürt ulusal sorununda tabulara meydan okumanın adıdır.

24 Nisan 1972, karalılığın, cesaretin adıdır.

24 Nisan 172, işçi sınıfının, köylülüğün, öğrencilerin, kadının ve çeşitli inançlardan emekçilerin umudunun adıdır.

24 Nisan 1972, Ekim devriminin ülkemizdeki izdüşümü, Büyük Proleter Kültür Devriminin ülkemizde aldığı biçim, 15-16 Haziran direnişinin içinden çıkıp gelmenin adıdır.

Evet, 40 yıllık mücadele tarihimizde faşizme karşı savaşımımızda asla geri adım atmadık. Vurduk, vurulduk, yenilgiler aldık, ancak asla teslim olmadık. Düşmanın bizi bitirdiğini sanarak çığlık attığı her defasında, kendi küllerimizden yeniden yarattık kendimizi

Bu kararlılık, bu cesaret, bu cüret, halktan kopmayan çizgimizle, Marsizmin –Leninizmin ve Maoizmin yol göstericiliğinde, halk savaşında ısrar etmemizdir.

Partimiz TKP/ML’nin kuruluşu Türkiye’de sınıf mücadelesinde nitel bir sıçramadır. Bu gerçek tartışmasız bir şekilde orta yerde durmaktadır.

40. kuruluş yılında partimize olan inancımız ve güvenimizle hepinizi bir kez daha selamlıyoruz” denilerek saygı duruşuna geçildi. Saygı duruşunun ardından atılan devrim şehitleri ölümsüzdür sloganıyla inleyen salon, gece boyunca onlarca defa aynı sahneye tanıklık etti.

Bu yıl gecemiz çok farklı bir müzik, şiir ve skeçlerle iç içe geçen görselliği oldukça zengin bir gösteriyle sunuldu. Partimizi ortaya çıkartan tarihi gelişmeler ve Türkiye sınıf mücadelesinin 1970’leredeki durumu, yazılı sunum ve görsellikle anlatıldı, İbrahim yoldaşın işkencede katledilmesi, ardından birinci parti konferansı, 12 Eylül askeri cuntasının gelişi, Süleyman Cihan yoldaşın işkencede katledilmesi, Kazım yoldaşların düşman pususunda çatışmaları, Mehmet Demirdağ yoldaşın Karadeniz’deki faaliyetlerinin anlatıldığı tarihi sürece ek olarak, beş kadın yoldaşın 2 Şubat 2011 tarihinde şehit düşüşleri, iç içe geçen bir tarihsel anlatımla sunuldu. İzleyenlerin oldukça beğenisini kazanan birinci bölümün sonunda sahne alan Ermeni Halk Dansları Grup Sevan’ın sunduğu halk dansları büyük bir beğeni ile alkışlandı.

Gecemizin ikinci bölümü MLPD’den bir konuşmacının sunduğu mesajla devam etti.  Ardından programa dâhil edilen şehit ailelerinin sahneye davet edilerek kendilerine verilen plaketlere geçildi. Avrupa’da aile ve yakınları olup da ulaşabildiğimiz şehitlerimizin ailelerinden Sefagül Kesgin , Derya Aras, Hakan Karabulut, Kamile Öztürk, Mustafa Kalkan ,Cafer Kara Mehmet Demirdağ , Barbara Ana Kistler, Polat İyit , Fazlı Kaya , İsmail Hakkı Adalı , Naciye Büyük , Seyit Külekçi , Sevda Yıldız , Kemal Yıldırım , Nurşen Aslan , Doğan Karadağ , Yıldız Çiçek , İsmail Bulut , Ali Ekber Batasul , Mehmet Ali Çakıroğlu , Halil Çakıroğlu , Kenan Demir , Kemal Şahin , İbrahim Karabulut , Nergiz Gülmez , Düzgün Öztürk , Murat Deniz , Yusuf Kaygusuz , Efendi Diril , Süleyman Cihan , Kazım Çelik  , Sevda Yıldız , Özgür Kemal Karabulut , Nihat Topuz ,Timur Demir ,Gülizar Özkan , Hasan Saz ,Dilek Polat , İbrahim Polat , Yurdal Yıldırım , Barış Aslan, Zeki Uygun , Selahattin Doğan , Ali Kepez ,  Kâtip Saltan , Mehmet Ali Polat , Elif Ataklı , Nubar Yalım , Hıdır Utan , Hayrettin Bakış , Ali Demir , Cumhur İçöz , Hüseyin Tosun , Mustafa Tekin , Reha Şen , Hasan Akyol , Ali Uçar ve Sinan Gürer’in aile yakınları, eşleri, baba ve annelerinden önemli bir bölüm şehit ailesi gecemize katıldı. İsimleri tek tek okunan ve fotoğrafı büyük ekranda gösterilen şehitlerimizin yakınları sahneye çıktığında salondaki hüzün ve coşkunun iç içe geçtiği o an görmeye değerdi.

Şehit ailelerimizden Mehmet Demirdağ ve Nergiz Gülmez yoldaşların annelerinin yaptığı konuşmayla verdikleri mesajların anlamı büyük bir değerdeydi. Salondaki izleyicilerin gözyaşları arasında sahneden inen şehit ailelerinin gecemizdeki bu anlamlı katkıları gecemiz için en büyük armağan olmuştur.

Sonrasında sahne alan Agiri Jiya’nın geceyi selamlayan konuşmasının ardından söyledikleri Kürtçe ve Türkçe şarkıları salondaki kitlenin coşkusunu daha da artırdı. Pınar Aydınlar sahne almadan önce gecemize ulaşan MKP, MLKP, TKİP, Peru Halk Hareketi ve Avrupa Devrimci Hareket’in mesajları okundu.  Son olarak sahne alan Pınar Aydınlar, ise her zamanki kararlılığını, devrimci coşkusunu sahneye yansıtmasını bildi. Sürecin zorluklarını anlatan, İbrahim Kaypakkaya yoldaşı savunduğu için açılan davalarla yıldırılmak istendiğini ancak yılmayacağını, gerçekleri ve doğruları her zaman savunacağının altını çizen pınar Aydınlar, bundan böyle kendisine Pınar yoldaş olarak hitap edilmesini istediğini söyleyerek, okuduğu devrimci marşlarla kitleyi coşturarak programına son verdi.

Partimizin kuruluşunun 40. yılında Avrupa’da yürüttüğümüz kampanyamız büyük bir başarı ile bitirilmiştir. Kampanyamız boyunca çeşitli tartışma ve etkinliklere davet ettiğimiz MLKP, TİKB, MKP ve çeşitli bölgelerde bizimle olan yurtsever güçlere gösterdikleri dayanışmadan dolayı teşekkürlerimizi bir kez daha bildirmek istiyoruz.Önderliğin Gecemize Gönderdiği Mesaj

İBRAHİM KAYPAKKAYA ADI

EGEMENLERİN KORKUSU, EZİLENLERİN GURURUDUR!

Çeşitli milliyetlerden ezilen Türkiye halkının kurtuluşunun yegâne öncüsü, enternasyonal proletaryanın ülkemiz topraklarındaki temsilcisi, yarım asra yakın tarihiyle sarsılmaz inancın kalesi olan TKP/ML’nin kurucu önderi İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzlüğe uğurlanışının 39. yılını, ardılları olarak gurur ve haklılığımıza duyduğumuz inançla karşılıyoruz.

Bir şey inşa etmeye niyetlenmişseniz, kendinizi başarıya koşullamışsanız, sadece bugünü değil, esas olarak da geleceği kazanma hedefindeyseniz, “işin” en önce temelini sağlam tutmalısınız. İşte böylesi zafere kilitlenmiş bir bilinçle İbrahim Kaypakkaya TKP/ML’yi kurarken ideolojik ve politik olarak öyle sağlam bir temel inşa etmiştir ki, gururumuzun ilk nedeni elbette tartışmasız budur. Kendisinin de bizzat ürünü olduğu kitle hareketinin yükseldiği, eskisi gibi yönetilmek istemeyen geniş halk kitlelerinin devrimcilerle buluşma noktasının her geçen gün büyüdüğü, sadece ülkemizde değil tüm dünyada ezilenler cephesinde ciddi gelişmelerin yaşandığı bol “çalkantılı” ve de hareketli bir ortamda, üstelik sıkça üzerine vurgu yapıldığı gibi “o yaşında” böylesi sağlam bir temel oluşturamamak belki “hoş görülebilir”, “açıklaması yapılabilir” bir olgu olacaktı. Ancak zaten tam da İbrahim Kaypakkaya’yı döneminin önderlerinden ayıran ve bizlere önemli bir miras olan gerçekliği burada yatmaktadır. O bir yandan ürünü olduğu kitle hareketlerinin içinde yer alırken diğer yandan tüm bu gelişmeleri, ülkenin sosyo-ekonomik koşullarını, faşist devletin ideolojisi olan Kemalizm’i, Kürt ulusal sorununu vd. Marksizm-Leninizm-Maoizm biliminin ışığında en doğru şekilde tahlil edebilmiş, bu tahliller üzerinden ülke devriminin yolunu çizerek partinin temellerini de bu şekilde atabilmiştir.

Bugün kurucu önderi olduğu parti onlarca kadro, üye ve militanını şehit verdiği, dışarıdan olduğu gibi içeriden de darbelenip saldırıya uğradığı ama bir an olsun egemenlere, onların faşist diktatörlüğüne boyun eğmediği, silahlarını bir an olsun elden bırakmadığı, “silahların miadını doldurduğu” iddiasından “ülkenin yapısının kökten değiştiği” söylemine ve hatta “artık İbrahim’i aşmak lazım” çürümüşlüğüne kadar onlarca ideolojik saldırıyı göğüslediği 40 yıllık bir tarihe sahip, sınıf mücadelesinde rüştünü ispatlamış bir yapı olmuştur. Onca “badire”ye karşın, hala dimdik ayakta olan bir partiden söz ediyorsak, hala iktidarı ele geçirme iddiamızı sağlam tutuyorsak bu, kuşkusuz partinin temellerini atan yoldaşımızın ve militanlığı, fedakârlığı, iddia sahibi olmayı, partiye, halka ve ideolojimize güveni parti kültürü haline getiren şehit yoldaşlarımızın emeğinin sonucudur. Ve yaşadığımız da bu kültürde en esaslı katkıyı sunan bir öndere sahip olmanın haklı gururudur.

İbrahim Kaypakkaya’nın, 40 yıldır savuna geldiğimiz ve savunmaktan hiçbir zaman ve hiçbir koşulda imtina etmediğimiz fikirlerinin ve bu fikirlerin somutlandığı Halk Savaşı stratejisinin doğruluğunun “sınandığı” olgulardan biri de kuşkusuz, egemenler cephesinde yarattığı/yaratmaya devam ettiği karşılıktır ki bu karşılık, egemenlerin 40 yıldır yaşadıkları korku ile somutlanmıştır. Bundan dolayı yoldaşımıza 18 Mayıs 1973’e gelinceye kadar üç ay boyunca işkence yapılmış, gerillasıyla şehirdeki militanıyla bir bütün ardılları hedef tahtasına konulmuş ama hepsinden de öte özgür geleceğin teminatı TKP/ML ve halk ordusu TİKKO en tehlikeli düşman statüsünde kendi katlarında özel bir “ilgiye” mazhar olmuştur.

Bugün de kimi “aydın” sıfatlı burjuva-feodal düzen kalemşörlerinin 77 1 Mayıs’ından yola çıkarak Maoizm’e ve TKP/ML TİKKO’ya yönelttiği “itibarsızlaştırma” saldırısını görmeyenler ya da bunun bir tesadüften ibaret olduğunu düşünenler meselenin can alıcı noktasını görmekten uzak bir körlük içerisindedirler. Bu tartışma hasbelkader ortaya atılmış bir fikir teatrisinden çok öte anlamlar taşımakta ve hedefinde elbette tüm devrimci kesimler ama başta da Maoistler ve onların örgütü TKP/ML bulunmaktadır. Çünkü dün olduğu gibi bugün de hala İbrahim Kaypakkaya’nın devrime ilişkin berrak çözümlemeleri egemenler, onların silahlı silahsız tüm araçları ve sözde aydın gerçekte burjuva-feodal düzenin yalaka takımından oluşan kutsal ittifak açısından esas tehlikeyi oluşturmaktadır. Ve tıpkı Marks ve Engels’in ölümsüz yapıtı Komünist Manifesto’nun önsözünde yer alan cümlelerdeki gibi (“Avrupa’da bir heyula dolaşıyor, komünizm heyulası. Eski Avrupa’nın bütün güçleri bu heyulayı defetmek üzere kutsal bir ittifak içine girdiler…”) ülkemiz topraklarındaki bu kutsal ittifak Maoizm’e ve onu savunanlara karşı büyük bir savaşın içindedirler.

Bizler açısından bir sıkıntı yok! Çünkü ülke devriminin yolunu Maoizm bilimi ışığında çizen önder yoldaşın ardılları olarak, onların bu korkusunu gerçeğe dönüştürmekle yükümlü olduğumuzu biliyoruz. Çünkü onların sürekli güncellenen İbrahim Kaypakkaya korkusunu büyütmeye yeminliyiz. Çünkü çeşitli milliyetlerden halkımızın komünist öncüsü TKP/ML’yi Halk Savaşı içinde geliştirmeye, 40 yıl önce kaldırdığı bayrağı daha yükseklere taşımaya ve iktidarla taçlandırmaya andımız var. Biz bunu yapabiliriz ve 40 yıllık lekesiz tarihimiz buna tanıktır ki, BİZ BUNU YAPACAĞIZ!

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür!

Yaşasın Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu TİKKO, TMLGB!

TKP/ML Merkez Komitesi

Mayıs 2012

Şehit Aileleri Adına Gecemizde Yapılan Konuşma

SELAM OLSUN PARTİMİZ TKP/ML’NİN

40 YILLIK MÜCADELE TARİHİNE

Kanla canla yazılan mücadele tarihimizin 40. yılını kutluyoruz. Bu şanlı tarihin kurucusu ve kuramcısı olan İbrahim Kaypakkaya yoldaş, 39 yıl önce, Diyarbakır zindanlarında, aylarca süren işkenceler sonucu katledildi. Ancak O, kendisine uygulanan tüm vahşete rağmen, düşmanı ininde yenilgiye uğratan şanlı bir direniş sergiledi. Ondan devir aldığımız kızıl direniş ruhuyla şehit aileleri olarak sizleri selamlıyoruz.

Ali Haydar ve Meral Yakar’dan beşlere uzanan bu yolda, yüzlerce oğlumuzu, kızımızı, eşimizi, yakınımızı şehit verdik. Verdiğimiz şehitlerle birlikte bizler de bu mücadelenin bir parçası, bileşeni olduk.

İnsanların siyasal gelişimi ve sınıf mücadelesinin bir parçası olması, belli aşamalardan geçer. Biz aileler de böylesi süreçlerden geçtik. Devletin nasıl katliamcı bir devlet olduğunu iyi biliyorduk. Bu yüzden ilk dönemler, yakınlarımızı koruma adına, hem biz mücadeleden uzak durduk, hem de onları mücadeleden uzak tutmaya çalıştık.  Bizim direncimize rağmen, mücadele içinde yer alan yakınlarımız tutsak düşmeye, gözaltlarında, zindanlarda, çatışmalarda kaybedilmeye başlandığında, onları sahiplenmek için zindanların önlerini, sokakları mesken eyledik.

Bu süreç içersinde bizler de bilinçlendik. Dün yakınlarımızı savunuyorduk, bugün artık onların düşüncelerini ve mücadelelerini savunuyor ve sahipleniyoruz. Bu süreç bize, insanca yaşam hakkımızı, ancak verilen mücadeleler sonucu elde etme şansını yakalayabileceğimizi ve tarihin mücadele edenlerin neler başarabildiklerinin tanığı olduğunu öğretti. Bu baskı ve sömürü düzenin karşısında, mücadelenin destekçileri değil, özneleri olmamız gerektiğini öğrendik. Bu bizim zorunluluğumuz ve en şanlı görevimiz…

Bu görevi gözlerini budaktan esirgemeden üstlenen analarımız, “Cennetin anaların ayakları altında” olduğunu söyleyenler tarafından, sokaklarda ak saçlarından sürüklenmekteler, gözaltlarında her türlü hakarete maruz kalmaktalar. Yaşlarına, bir sürü sağlık sorunlarına ve kendilerine yaşatılanlara aldırmaksızın, sokakları/ alanları mesken eyleyen analarımızı, en içten devrimci duyularımızla bir kez daha selamlamayı borç biliyoruz.

Bizler şehit aileleri olarak, özgür geleceği yaratma mücadelesinde şehit düşenlerin önünde saygıyla eğiliyor, onların kan ve canlarıyla sulayarak, bugüne getirdikleri Partimizin 40 yıllık şanlı mücadele tarihini gururla selamlıyoruz.

Şan Olsun Partimiz TKP/ML’nin 40 Yıllık Mücadele Tarihine!

Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!

Şehit Aileleri

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu